İnfertilite, çiftlerin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmamalarına ve normal cinsel ilişkilerini sürdürebilmelerine rağmen gebe kalınamamasıdır.
Toplumda görülme oranı % 15 civarındadır.
Daha önce hiç gebelik elde edilmemiş ise primer infertilite; daha önce en az bir gebelik gerçekleşmiş olmasına rağmen tekrar gebelik elde edilememesi ise sekonder infertilite olarak tanımlanır.
Gebelik oluşma sürecinde yumurtalıklarda oluşup salınan yumurta hücresi, tuba adı verilen tüplerde sperm hücresiyle karşılaşır. Oluşan döllenme sonrasında tüpten rahime doğru hareket ederek döllenmeden ortalama 5 gün sonra rahime yerleşerek embriyo halinde gebelik gelişimine devam eder. 30 yaş altı sağlıklı ve düzenli cinsel yaşamı olan çiftlerde her ay %25-30 gebe kalabilme olasılığı söz konusudur. Kadınlarda en yüksek gebe kalma oranları 225 arasında olup yaş artıkça bu oranda yavaş yavaş azalmalar başlamakta ancak bu azalmanın oranı 35 yaşından belirginleşmekte ve özellikle de 40 yaş sonrası artan düşük riski ile gebelik ve canlı doğum elde etme oranları artan yaştan olumsuz etkilenmektedir.
Ortalama ilk gebelik girişimi yaşı 25 yaştan 28 yaşa yükseldiğinde bile doğurganlığın %5,2, 31-32 yaşlarında planlandığında ise doğurganlık oranının %11.9 azaldığını gösteren çalışmalar vardır. Erkeklerde de 40 yaş üstünde eşini gebe bırakabilme oranlarının azaldığını gösteren çalışmalar giderek artmaktadır.
Çocuk İsteği Olan Çift Ne Zaman Araştırılmalı?
Çocuk isteği olan çiftlerde araştırmaya başlanılması için kadın yaşı 30’un altında ise düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen 1 yıl gebelik oluşmaması beklenirken, 35 yaş üzerinde 6 ay, 40 yaş üstünde ise 3 ay bekleme önerilmektedir. Ayrıca yaştan bağımsız olarak kadında özellikle komplike batın operasyon öyküsü, karın içi ve kadın üreme organlarını ilgilendiren enfeksiyon öyküsü, adet düzensizliği, çikolata kisti (endometrioma) varlığı durumunda, erkekte geçirilmiş testis operasyonları (inmemiş testis gibi), kabakulak enfeksiyonu öyküsü varlığında hemen araştırma yapılması uygundur.
İnfertilite (Kısırlık) Nedenleri
Çok sayıda fiziksel ve fonksiyonel nedenler kısırlık nedeni olabilir. Bu nedenler yalnızca kadında yalnızca erkekte olabileceği gibi çiftlerin her ikisinde de birden bulunabilir. Kısırlık olgularının %35 i kadınlarda, %35 i erkeklerde, kalan %30 u her iki tarafta görülen ya da teşhis edilemeyen nedenlerden oluşmaktadır.
Kadınlarda Kısırlığa Neden Olabilen Faktörler
- İleri yaş
- Adet düzensizlikleri yaşanması,
- Fallop tüplerinde tıkanıklık bulunması,
- Fallop tüplerinde hasar veya yapışıklık sorunu görülmesi,
- Karın içi operasyon ve enfeksiyon geçirilmesi,
- Özellikle rahim iç tabakasına yerleşen myomlar
- Yumurtlama ile ilgili problemler
- Troid bezi problemleri ve prolaktin seviyesi yüksekliği kaynaklı yumurtlama problemleri
- Endometriozis,
- Şeker hastalığı bulunması,
- Karaciğer rahatsızlıkları,
- Kanser tedavisi geçirilmesi,
- Aşırı kafeinli içecek tüketimi,
- Aşırı sigara ve alkol kullanımı,
- Obezite,
- Stres ve uykusuzluk,
Kadın İnfertilitesinde Tanı Yöntemleri
- Genel fizik ve pelvik muayene,
- Rahim ağzı kanser tarama testi, HPV testi( 30 yaş üstünde Aile Hekimleri ve KETEM tarafından ücretsiz yapılmaktadır)
- Yumurtlama Testi (Ovulasyon testi): Yumurtlamanın oluşup oluşmadığını saptayan hormon analizi özellikle menstrüel döngüsü düzenli olmayan ve polikistik over görüntüsü olan hastalarda yardımcı olabilir.
- Rahim Filmi (Histerosalpingografi): Rahim şeklinin ve tüplerde tıkanıklık yada sıvı birikimi gibi gebelik şansını etkileyecek problem olup olmadığına yönelik ilaçlı rahim filminin çekilmesidir.
- Yumurtalık Rezerv Testi: Yumurtalıkların uyarılması ile elde edilebilecek yumurta sayısını tahmin etmeye yarayan hormonal testler veya ultrasonografi ile direkt yumurtalıktaki aday follikül (yumurta kesecikleri) sayısı bakılarak tahmin edilir.
- Diğer hormon testleri: Troid hormonunun çocuk isteyip gebe kalamayan kadında rutin olarak taranması önerilirken özel bir takım problemlerde hipofiz hormonları gibi ek hormonlar istenebilir.
- Pelvik / Transvajinal Ultrasanografi ve Salin İnfüzyon Sonogram (sulu ultrasonografi): Rahim ve yumurtalıkların detaylı incelenmesine olanak tanır. İnce bir kanül yarımıyla rahim kavitesi içine 2-3 ml serum verilerek yapılan ultrasonografi ile rahim içinde yer işgal eden polip, myom gibi yapılar ve yapışıklıklar varsa kolaylıkla tespit edilebilir.
Kadın İnfertilitesinde Kullanılan Tedavi Yöntemleri
Tedavi yöntemleri dört ana başlıkta toplanabilir:
- Uygun tetkikler sonrası belli bir süre daha doğal yolla gebelik için çiftin beklemeye teşvik edilmesi (Bekleme Tedavisi)
- Yumurtlamanın ilaçlarla uyarılması (Ovulasyon İndüksiyonu)
- Yumurtlamanın ilaçlarla uyarılması, çatlatılması ve rahim için özel yöntemlerle hazırlanmış spermlerin verilmesi (Aşılama , İntrauterin İnseminasyon)
- Tüp bebek tedavisi (IVF, ICSI)
Yaşam biçimi değişiklikleri, sigara, alkol, madde bağımlılığının giderilmesi, beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi ve egzersiz yapılması hem infertilite (kısırlık) riskini azaltmakta hem de tedaviye verilecek yanıtı olumlu etkilemektedir.
Kadın İnfertilitesinde Kullanılan Cerrahi Tedavi Yöntemleri
- Histeroskopi: Işıklı bir endoskopik sistemle rahim kavitesinin ve rahim kanalının değerlendirilmesi, kavite içine yerleşen polip, myom gibi yapıların temizlenmesi, uterin septum (perde) gibi doğuştan olan yapısal rahim şekil bozukluklarının ve sonradan gelişen yapışıklıkların tedavisinde kullanılır.
- Laparoskopi: Karından küçük kesiler yapılarak özel aletler kullanılarak yapılan cerrahi yöntem olup rahim, yumurtalık ve tüplerin değerlendirilmesi, yumurtalık kistleri, endometriosis(çükolata kisti hastalığı) ve diğer yapışıklıkların tedavisi, myomların alınması amacıyla kullanılır.
Erkeklerde Kısırlığa Neden Olabilen Faktörleri :
- Sperm sayısının az olması,
- Sperm hareketliliğinin düşük olması,
- Sperm hücrelerinde yapısal sorunlar bulunması,
- Spermin dışarı çıkamaması,
- Testosteron eksikliği,
- Cinsel fonksiyon bozuklukları görülmesi,
- Kanal tıkanıklığı,
- İnmemiş testis problemi bulunması,
- Küçük yaşlarda ateşli hastalıklar geçirilmesi,
- Genetik unsurlar,
- Azospermi,
- Varikosel,
- Şeker hastalığı,
- Sifiliz ve Gonore gibi bazı hastalıklar,
- Kanser tedavisi geçirmiş olmak,
- Enfeksiyona bağlı rahatsızlıklar,
- Aşırı sigara ve alkol tüketimi,
- Stres ve uykusuzluk,
- Hormonal problemler,
Erkek İnfertilite Tanı Yöntemleri
Semen analizi: 3 – 4 günlük cinsel perhiz sonrası yapılır. Öncelikle seminal sıvı miktarı, sperm sayısı hareketliliği ve yapısal özellikleri değerlendirilir. Bazen mesaneye geri kaçış durumunu değerlendirmek için idrarda sperm incelemesi de yapılabilir.
Hormon testi: Testesteron ve diğer erkeklik hormonları gerekli hastalarda araştırılır.
Genetik test: Menide sperm olmayan yada çok az olan erkeklerde eşlik edebilen genetik anormalliklerin tespiti için istenebilir.
Diğer Özel Testler: Semen sıvısında DNA anormalliklerinin araştırılması rutin olarak önerilmemekle birlikte tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları ve tekrarlayan düşüklerde araştırılması gündeme gelebilir.
Erkek İnfertilite Tedavi Yöntemleri
- Erkek tedavisi genel seksüel sorunların giderilmesi veya sağlıklı spermin sağlanmasına yönelik yaklaşımlardır.
- Yaşam biçimi değişiklikleri
- Sigara, alkol, madde bağımlılığının giderilmesi, sık ve zamanlanmış cinsel ilişkide bulunulması
- İlaç tedavisi: Testis fonksiyonunu sperm üretim ve kalitesini artırmaya yönelik ilaç uygulamalarını kapsar.
- Cerrahi yaklaşım: Sperm geçişini engelleyecek sorunların yada varikosel gibi sperm kalitesini olumsuz etkileyecek durumların giderilmesine yöneliktir.
- Testis biyopsisi (TESE): Azospermi denilen rutin spermiogram testinde hiç sperm hücresine rastlanmayan hastalarda mikroskop eşliğinde testis dokusunda sperm varlığı araştırmak için kullanılan yöntemdir. Bu yolla elde edilen spermler tüp bebek tedavisinde kullanılır.
- Yardımcı Üreme Teknikleri (YÜT): Bu kapsamda tüp bebek olarak da bilinen IVF en sık uygulanan yaklaşımdır. Kadından elde edilen olgun yumurta hücrelerinin laboratuvar ortamında spermle döllenmesi ve oluşan embriyonun rahime yerleştirilmesi işlemidir. Bu bağlamda IVF (In Vitro Fertilizasyon) ve Intrastoplazmik Sperm Injeksiyonu (ICSI) kullanılır. Her iki yöntemde döllenme laboratuvar ortamında sağlanmaya çalışılır. IVF yönteminde olgun yumurta etrafına uygun sayıda sperm bırakılarak spermin yumurtaya girişi doğal akışına bırakılırken, ICSI yönteminde her olgun yumurtanın içine bir sperm enjekte edilir.
Erkeklerde yaşanan infertilite (kısırlık) problemi bu konuda deneyimli bir Üroloji Uzmanı ile yönetilmelidir.
İnfertilite Tedavi Komplikasyonları
Çoğul gebelik: İkiz, üçüz ya da daha fazla gebelik, gebelik sayısı arttıkça erken doğum ve diğer gebelik komplikasyonları artar.
Overyan Hyperstimulasyon Senderomu (OHSS): Özellikle tüp bebek tedavisinde elde edilen oosit sayısının fazla olduğu durumlarda ortaya çıkabilen bir tablodur. Tablo hafif, orta ve şiddetli olabilir. Karın ağrısı, karında aşırı gerginlik, bulantı ve kusma eşlik edebilir. Yaklaşık 1 hafta kadar sürebilir. Nadiren hızlı kilo artışı ve nefes almakta güçlükle seyreden daha ciddi ve acil tedavi gerektiren durumlar olabilir. Bu tablonun gelişme riski olan hastalarda yumurta olgunlaştırıcı iğnelerin seçimi ve tüm embriyoların dondurulup daha sonra transfer edilmesi ile bu durumdan kaçınmak mümkün olabilmektedir.
Kanama veya enfeksiyon: Özellikle yardımcı üreme tekniklerinde nadiren rastlanabilir.



